Mt Röportajı


Pazartesi, Eylül 10th, 2007

1-) Yazdığınız şarkılarda ruh halinizin etkisi oluyor mu ? Hangi ruh haliyle yazdığınız sözler daha çok hoşunuza gidiyor ?
MT: Ruh halimin etkisi çok oluyor tabi genelde şiir gibi yazdığım şarkılar hoşuma gidiyor. Bunlarda duygusal şarkılar oluyor. Sanki şiir duygusallıktan ibaretmiş gibi.

2-) Şarkılarında duygularınızı iyi ifade ettiğinizi düşünüyor musunuz ? ”İşte bunu anlatmak istemiştim yada olmamış “ dediğiniz oluyor mu ?


Yazının Devamını Okumak için Buraya Tıklayınız »



Mt Resim Arşivi


Salı, Eylül 4th, 2007

mt001.jpgmt002.jpgmt003.jpg


Yazının Devamını Okumak için Buraya Tıklayınız »



Mt - yürek parem


Cumartesi, Eylül 1st, 2007

Yürek parem nasılsın? Bıraktığın gibiyim ben
Birkaç karalanmış kâğıtta gariban aşkım ağlasın
Şiirlerimde sen son olsun bu elvedan
İçimde kanayan yürekle sen başka bir şarkısın

Haklısın belki de gökyüzünde kayan yıldızlar gibi gözlerinin cıvıltısı
İntiharı sanki galaksinin, sanki bütün çiçeklerin
Sanki bütün meltemlerin, sanki bütün sevgilerin sonu elvedan
Hadi çöz prangalarını da coşsun yüreğim
Gamzelerinde açtım ben kır çiçeklerini
Uçurtmalarım gözlerinde adımızın baş harfini yazdığım
Senin ellerinde misina kesiği
Bu aşkı uçurumlardan kurtarayım derken
Senin yüreğinde de yangın izleri
Gözlerinde de bir aşkın neferi
Hangi ateşe yanmışsın ki o ateş sönmüş gözlerimde
Kalbimin pimini çektim sarıldım kendime
Ne kadar olmayan mey varsa kafaya diktim
Ben tektim senle tek yürektim
Sana yazdığım şiirlerim, sen de tektin, tek yürektin
Ta ki gönül acın gamzelerindeki çiçekleri soldurana dek
Hep çalan bir şarkı vardı
Bir rüya,sen rüyalarımda ellerini tutabildiğim tek melektin yürek parem,
Tek sevdiğimdin yürek parem, tek sevdiğim

Yürek parem nasılsın? Bıraktığın gibiyim ben
Birkaç karalanmış kâğıtta gariban aşkım ağlasın
Şiirlerimde sen,son olsun bu elvedan
İçimde kanayan yürekle sen başka bir şarkısın

Perişan bir Karadeniz sabahı.
Kayalar yorgun, dalgalar yorgun, martılar yorgun
Ben yorgun, ben yordum bu kalbi
Ben soldum onca gül arasından da
Sen gittin poyrazlarla dolunayda ayazlarla
Hep ben yapraklarımı yoldum.
Cıvıltısı sönük akşamlara sordum seni yok dediler
Al dediler bu kalbi kaç dediler
Yine yeni bir güneş yine yeni bir gün doğuyor dediler
Takalar demir aldı ufuk tam gücüyle hazır
Hadi kalk yiğit, aşk yiğidi bozmaz dediler
Gücü yok bu dizlerin dedim
Bırakın birkaç asır daha solayım dedim
Sırtımı yasladığım nem kokan duvarların dibine
Bırakın elimdeki yarı sönmüş sigaradan bir fırt daha çekeyim dedim
Dermanı bitmiş aşkı silinmiş ciğerlerime
Yani cesaret ettim seni birkaç dakikada olsa yeniden düşlemeye
Ben mehtabın aydınlattığı kara kumlar üzerinde
Çatık kaşlarla Karadenizle sert sert bakışırken
Hangi güneşin gücü yeterdi yeni doğmaya derken
Zağna tövbesi günahın boyunlarına olsun
İsyanım yok kadere daha çok erken
Kapat sesi sus!
Karanlıkta ağlayan rüzgârı duyuyor musun?
İşte o ses hiç kulaklarımdan gitmeyen bir rüya

Yürek parem nasılsın? Bıraktığın gibiyim ben
Birkaç karalanmış kâğıtta gariban aşkım ağlasın
Şiirlerimde sen,son olsun bu elvedan
İçimde kanayan yürekle sen başka bir şarkısın

Tıkla Bakem Pişman Kalmayacaksın :)



Mt - yok denklemli paradox ft. saian


Cumartesi, Eylül 1st, 2007

Mt Verse

Çok nefessiz sır top tüfeksiz en ses
Ses kesin muaaaaa
Pi* sessiz!
Dar ceketsiz dar çenesiz var kenesiz
Sistem içinde etniksiz

Yes alarım kırmız doktor
Tuşa bas nükleer imha hayatta kal doktorun benim mix factor
Flexi düşün ağzım rüküş bir sosyo pat kapital çöküş seksi ama
Katını vicdana en iyi döküş
Yoksa sisken edecek herşeyi bilen herşeyi gören herşeyi iten herşeyi filmen seyret
Nereye g*tlük bilmen?
Hasta ruh matador kantarda halüsinasyonel vektör
Adolf yahudileri gaz odalarında yakan köftehor
Amerikanlaştıramadıklarımızdan mısınız siz kandırdıklarımızdan mısınız siz
Popstar frikiklerimizden misiniz
Kesssssssssssss
Tasvirini yap politikanın ahını al dünyanın
Seni suçlamayan sanığın kurban olduğu politika
Eline su dökecek var mı yok mu
Satıyorum sattımmmmmmmm petrolüne kadar alın ulan
Donumuzu alın lan donumuz kaldı zaten amerikan bayraklı donunuz
Domuzsunuz hepiniz topunuz

Saian Verse

Persin mülküne tuğran kandır kendini bilmez angolosakson
Etten beyinli 300 homo
Global dünyamıza hoş geldin
Bize nimet ver bizi özgürleştir bizi birleştir lütfen
Ülküm boynuma ilmik üç dakikalık sakulta afkan türkmen
Cihanı hepatit b gibi tehdit mavzer herbiri imha kitle
Ben dünyaya çok önce geldim
İki muharebe gördüm biri hitler
Çevrene gösterdiğin tepki gayri safi milli hasıla gibi göstermelik ister inkar istersen isyan et zinhar
İslam bilimine terör damgasını vurdun bize geldi sesin
Kendine bak geçmişi irdele tarihin engizisyon mahkemesi
Sen bana kültür vadet yozvet topraktan ala bass drum
Ben gayette fen bilirim
Siz dansözlere para bastırın
Sen ceylan derisine kurban ol vekilim
Terakkiperverim
Ben geri dönerim takma elbet ne de olsa ata erkilim
Üstadım yok üstad benim
Engebe engebe üstüne her kabusta galonla kan var
Her gece bakunindi benim deştiğim



Mt - sararan son günler benim


Cumartesi, Eylül 1st, 2007

Sararan son günler benim
Ağlayan geçmiş benim
Kalmadı dermanı
Ağladı ağladı

Savaş tarlaları dinmek tükenmek bilmeyen katliama seyirci kaldı
Dünya nerdesin sabah programlarıyla orgazm olan millet nerdesin
Irakta 1.4 milyon sivil soykırıma şehit düşerken
Iraka petrol diye üşüşen köpek havlarken
Türkmenler katlolurken tek kişiden ses çıkmadı
Eurovizyonda ermenistana 12 puan veren vatanım
El anlamaz Yurtta Sulh Cihanda Sulhtan!
El anlar cepte doğal kaynaklar gümrükte kaçak eserlerden
Gariban haykırır parası olan takmaz
İnsanlık ağlar endüstri bakmaz
Doğa yağmalanır vicdan susmaz
Kan ağlar gözlerim haykırışına dua etmese insanlığım kalmaz

Sararan son günler benim
Ağlayan geçmiş benim
Kalmadı dermanı
Ağladı ağladı

Beyazkin
Sadece gerçekler
Kalbimdeki ütopya gerçek olmaya çok yakın

Robot insan
İnsan yalan bir ütopya gerçek olmaya çok yakın
Bakın çalışın yiyin tüketin ve atın
Sonra kredi alıp tekrar aynılarını alın
Ben böyle devirdaimin bağırsaklarına tutunmaya çalışıp mutlu olmak zorundayım
Politika ve provakatörlerin liderliğinde iç savaş ve politika
Yalan ve politika
Dolan ve politika
Aldatma sanatı ve politika
Dünya ve politika
En gerçek yalanı söyleyen sultan ve halkı ölene kadar mokakuka
Mokakuka politika ezilen insan insanlığını satan insan
Para için herşeyi yapan insan
Ve dogma daha güzel bir dünya için
Vicdanın varsa elini vicdanına koy ve haykır
F*ckan justice
F*ckan Amewrika
Amewrika
Gözlerini yummaya devam et
F*ckan Amewrika

Sararan son günler benim
Ağlayan geçmiş benim
Kalmadı dermanı
Ağladı ağladı



Mt - tek kalbimi şahit bıraktım


Cumartesi, Eylül 1st, 2007

Ben sizin mahalleden seni deli gibi severek gecen cocuk
Hani kalbinde hep kırmızı karanfiller acan
Hani şiir yazacak cesareti gözlerinden calan cocuk
Bütün şiirlerini semalarına yazan
Kucak kucak topladıgım papatyaları gönlünün cennetlerine umarsızca salan
Hani geceleri baktıgın yıldızları senin için şiirlerimde bal kalbin gibi parlatan cocuk
Ne dünya umrumda ne bir rüya
Seni sevmeye razıyım penceren altında bana bir gülümse yeter ki gönülde bir olsun hayaller
Bu kalbimin ilk göz yaslarıydın.
Kaderi sen yazmış gibi hayatta şimdi kalbim alabora denizlerinde acıklarında batmak bilmeyen güneşlerinin gözlerinden öper.
Dur bir kader bu aşkın beni hergün derdinden derine ceker.
Tek dilegim benim ol yeter.
Gül kokunla sev yeter.
Dert biter o zaman şarkılarıma cicekler diker küçük ellerle yazdıgım dizeler.
Sen ben ve seninle kuracagımız hayaller.
Seni sana hiç dokunmadan sevebilen cocuk.
Hani yolların üzerinde hep görmeden gectigin.
Seni sana şiirlerinde melekmişsin gibi anlatan cocuk
Tanısan beni dünyalar kadar sevecegin.
Sen mahallenin Süleyman bakkalındaydın bu aşık çocuk ordaydı.
İnanmasın ama hep yanındaydı.
Sen mahallenin Rıfat kasabındaydın bu aşkına galip cocuk sıradaydı hep arkandaydı.
Sen okul cıkıslarında minibüsleri bekleye dururken aşkınla yanan cocuk orda oldugunun farkındaydı.
Aglardı içim tutulan dilim için her gece prova yapardı aynalar karşısında şiirler yazar cesaretini toplardı güya.
Allah’ım rüyamıydı gül yüzüne bakakaldıgım anlarda belki oda bakar beni anlarda
Bir kelime yazar dudaklarıyla
Ahh be kader ahhh.
Bir nisan akşamıydı yine aynı saatte aynı yerde hep esen o aynı rüzgar aynı aşık cocuk uzaklardan yüzüne bakma cabasıyla önünü kesen insanlara kızardı.
Yanına gelmek için parca parca olmuş kalbimimi bir araya toplamaya calısırken.
Sen her akşam bindigin hiçbir yer minibüsleri yerine ****lik lacivert koltukları deri arabaya binerken.
O değilde arabayı kullanan cocugu yanagından öpüp sevgilim derken.
1,5 sene gecti yaa kalbim daha cok erken konuşmak için derken bunu hiç mi hesaba katmamıştın.
Her acı unutulur birgün ben seni içimde dünyanın 8. harikası yaptım.
Sense hiç bilmeden bitirdigin bu aşkta Tanrıyı ve kalbimi şahit bıraktın.



Mt - kalbimin küçük elleri


Cumartesi, Eylül 1st, 2007

Kalbinin küçük elleri
Umudun mavi gözleri
Kaç yemin memin verilmiş sözü elin yüreğin prangada
Kan ağlar yüreğin küçük kalbin umutlar uçurumlara

Bir sırdaşım var bir kardeşim var bir kalbim bir anam bir babam bir mahallelim var
Gönlümde umudum gözümde umudum rüyamda umudum her günüme solan bir gülüm var
Ben öylece bakardım ha düştü düşecek kremit çatıların altından
Bombaları seyreden ruhları özgür cesetlerim var
Dar bu yar sar bu yar sözlerim yankılar yankılar acılar
Çığlıklarım da yankı şimdi bombalar patlasın umarsızca
Sadece benim canım yanar
Çek bu derdi savaş tarlalarında ağlar begonyalar
Kara bahtım seni de siyaha sardılar
Aldılar, sardılar koydular eski model bir kamyonete de nereye kattılar
Hangi ele saldılar hangi sele çağladılar ahlarında bile onların pis bir barut kokusu var

Kalbinin küçük elleri
Umudun mavi gözleri
Kaç yemin verilmiş sözü elin yüreğin prangada
Kan ağlar yüreğin küçük kalbin umutlar uçurumlara

Bir şehre ağladı gökyüzü
Bombalar kurşunlar ağlayanlar sargılar ve yaralar
Sesi çıkmayanlar bile ağladı yüzünde timsah göz yaşları var
Sil utanma tarih gerçeği karalar
Bu yaraların savacak zamanı mı var
Ağlayacak göz yaşımı var
Yerle bir umutlar yüreğe derman mı var
Derdi anlayacak anı mı var ahı var
Kırık bir çeşme vardı rüyamda
Lisedeki hademe bahçeye bir papatya dikiyordu
Aynı torsan incirindeki serçe
Hani küçükken hep bana gülüyordu
Annemdi çeşmedeki yüzü gülüyordu
Gül diyordu mürekkebi mavi kalemi ile papatya satırlar yazıyordu
Bana bakıyordu içim ısınıyordu
Koş diyordu hiç sarılamadan ona rüyam bitiyordu
Bu savaş

Kalbinin küçük elleri
Umudun mavi gözleri
Kaç yemin verilmiş sözü elin yüreğin prangada
Kan ağlar yüreğin küçük kalbin umutlar uçurumlara



Mt - ilk savaşım son umudum


Cumartesi, Eylül 1st, 2007

kalmış dünün özlemindeyim
bir yas günü gözlerindeyim
kalitasını kır bu yelkenlerimin
son şarkımın sözlerindeyim(x2)

son umudum ilk savaşımdı gözlerinde geçmişim yastı babasının elinden tutar ağlardı bu yürek bayrakları yarıya çekilmiş gönderlere as umudu sil gözlerimin yaşını içimde umudu idam ederek engerek yılanların kaç şairi hasreti zehirleyerek dizelerde eşlik etmedi neyimde bilinerek söylesem şarkımı yüreğini titretecek umutları öldürür yirmi beş senedir kader elleri arkamdan güldürür kaç güldür bir bardak gül şurubu için şehit verdiğim bu yüreğimi ektiğim geleceğe dair mezarlara diktiğim el-fatihasını bilmediğim mermerlere işlediğim gurur öylece durur sevgilim 8.9 lara titremez taş kesilmiş yüreğimde canım babacığım diyip koştuğum ben senin eserinim dünyanda terk ettiğin nefesinim badanası sarı duvarlara yasladığım geçmişin bebeğiyim

kalmış dünün özlemindeyim
bir yas günü gözlerindeyim
kalitasını kır bu yelkenlerimin
son şarkımın sözlerindeyim(x2)

gözlerime gem vur gel yazmaktan nasır tutmuş bu ellerimi durdur kesat kangren olmuş günlerime göstereceğin güneşin yoldur anlatacağın yalnızlığıma şarkım sondur biraz dokundur kalbine ne vicdanın engel ne söylediklerin dünüme bugünüme döngel şarkımda kalbime taktığım gem engel baba ben engelsem sevgime sen gel sen engelsen sevgime esen yel giden umutlara engel akan sel bu içimde her şeye bedel yirmi beş senelik taş kesilmiş ağlayan melekler bilirler yollarım kısa güneşlerim sönük gökyüzünde göz yaşlarım yağmura dönük pişmanlığım fayda etse son nefeste ben bana can veren ruhumu teslim ederken yaratana aheste aheste bil ki tek kanadımı kırdığın bir kuşum

kalmış dünün özlemindeyim
bir yas günü gözlerindeyim
kalitasını kır bu yelkenlerimin
son şarkımın sözlerindeyim(x4)



Mt - dolunay’ın 15


Cumartesi, Eylül 1st, 2007

Beyazkin
Yeahh!
En gerçek gerçek!!

Ağladımmmm sabahlara dek
Gözleri kan nehri sersefil
Yalvardımmmm sen duyana dek
Kimse duymadı ruh bedende tek kefil
Yas günü gözlerim kalk desen derman mı var
Eresir sözlerim sus desen çarem mi var
Yok bugün nefret içinde yandı gönül sen duymadın
Sol gülüm acıdan bağıracak gücü kalmayana kadar
Hadi bre!
Pus senin us benim çok dinle sus senin
Dolunay’ın 15i dublajlı bir filim

Pus senin us benim çok dinle sus senin
Dolunay’ın 15i dublajlı bir filim



Mt - ana ana


Cumartesi, Eylül 1st, 2007

Ana ana …
Bu son mektup sana ..
Ana gözyaslarim toprakta bir künyem kisa sacli resmim hatiram kalir gülmez yüzüm bilirim..

Ana ana
Ana ana …
Bu son mektup sana ..
Ana gözyaslarim toprakta bir künyem kisa sacli resmim hatiram kalir gülmez yüzüm bilirim..

Unutur muyum gül yüzünü
Gurbeti tek ben bilirim mehmedin amman

Unutur muyum gül yüzünü
Gurbeti tek ben bilirim mehmedin amman

Ana bu sana belkide son mektubum
Askerde bir pusuya sehit gider aslan oglun
Gözyaslarimi koyuyorum yolladigim mektuplara
Yüregin üzülmesin satirlari okudukca
Manisa kirk agac acemilikte komando egitimi
Sonra ŞIRNAK YOLUNDA BULDU OĞLU KENDİNİ NE ŞEHİTLER YATIYOR BU TOPRAĞIN ALTINDA
Haberimi alipta uzulmesin gül yüzün ana
Beni bu kutsal göreve ugurlarken sen ve babam
Gözümden akan yasa agladim sana sormadan
Gözümden akan her damla bir kamcidir mehmetçiğe
Beni sen ellerinle uğurladın askerliğe
Aklımda babamın yine gurur dolu bakışı
20 yaşında oğlunun çelik hasretini yakışı
Ne gurbet elde geceleri soğukta nöbete
Ne yemekleri ne sensizliğe dert yandım
Hep andım AY YILDIZ altındaydım
Tüylerim diken diken olurken ana
Ben sadece bir karış toprağına onlarca kan dökülen vatan için burdaydım!

Ana ana …
Bu son mektup sana ..
Ana gözyaslarim toprakta bir künyem kisa sacli resmim hatiram kalir gülmez yüzüm bilirim..

Ana ana
Ana ana …
Bu son mektup sana ..
Ana gözyaslarim toprakta bir künyem kisa sacli resmim hatiram kalir gülmez yüzüm bilirim..

Unutur muyum gül yüzünü
Gurbeti tek ben bilirim mehmedin amman

Unutur muyum gül yüzünü
Gurbeti tek ben bilirim mehmedin amman

-Alo! Annecim nasılsın?
-iyiyim saol anne
-iyidir..askerlikte iyi gidiyo anne
-nolsun?sabahları kalkıp talim yapıyoruz askerlik işte
-Vatan görevi
-Babam nasıl anne?
-Bende sizi çok özledim anne..
-Gerçekten bende sizi çok özledim anne
-Anlıyorum anne
-Vatan görevi anne bu da biticek bigün..

Unutur muyum gül yüzünü
Gurbeti tek ben bilirim mehmedin amman

Unutur muyum gül yüzünü
Gurbeti tek ben bilirim mehmedin amman

Çanakkale öyle kolay geçilmez ana
Kaç şehit kanı bayrakta ay yıldızla onuru parlamakta
Kaç ana şehidin ağlamakta
Kaç çocuk babasız ama onurla
Kaç mehmedin ayağında yaz kış postalla
15 ay hasretle yanarda
Bir sesini duysam bir kokunu duysam beni bir bağrına bassan
Birde babama sarılsam
Birde sardığın dolmadan atsam ağzıma
Bağrıma künyeme yazmışlar adımı
Kefeni üzerinde ay yıldız ve özlemi gözlerimde
Gece soğukta nöbetinde
Gündüz iştimada mertçe!
HERŞEY VATAN İÇİN işte
Sen aldırma ana ne derlerse desinler
Bir karış toprağına el değemezler mehmetçik burda oldukça!
Bu vatan onları bağrına bastıkça
Birlik oldukça
Birlikten kuvvet doğdukça
Analar mert mehmetler doğurdukça!!

Ana ana …
Bu son mektup sana ..
Ana gözyaslarim toprakta bir künyem kisa sacli resmim hatiram kalir gülmez yüzüm bilirim..

Ana ana
Ana ana …
Bu son mektup sana ..
Ana gözyaslarim toprakta bir künyem kisa sacli resmim hatiram kalir gülmez yüzüm bilirim..

Unutur muyum gül yüzünü
Gurbeti tek ben bilirim mehmedin amman

Unutur muyum gül yüzünü
Gurbeti tek ben bilirim mehmedin amman





eXTReMe Tracker